15 10 2008

ANKA’ya sesleniş; garibin gönlüne tercuman olan garipten;

Ben senin irfan sofrandayım. Onlarla konuşuyorum ama aklım hep sende. Alemin nakşını hep hayal gördüm, diyorsun. O hayal içinde bir cemal gördüm… Bütün alem hakkın masharıdır, Bu yüzden hepsini kemal gördüm… Bunu nasıl yapıyorsun ? Sadece güzellik ve olgunluk nasıl görülür ? Yanı başımızda bir buçuk milyon insan öldü,çocukların parçalanmış bedenleri ellerinde,anneler babalar çığlıklarla sağa sola koşuşturuyorlar,ihtiyar yer küremiz yüz yıldır kanla yıkanıyor,Bosnalı doksan bin kadına tecavüz edildi, Kosova kan gölüne döndü ,hergün Filistinlilerin evleri başlarına yıkılıyor ,bunun neresi cemal ,neresi kemal ? Nasıl cemal baskındır diyorsun ,Allahın iki elide sağ elidir diyorsun ,kesret örtüsünü nasıl arayla biliyor ,gerisindeki vahdeti görüyorsun ,bunu nasıl öğreneceğiz , bize yol göster ey Niyazi, bize edep erkan öğret , kalbimizdeki kin ve öfkeden nasıl kurtulacağız? Bu hırslardan ,bu tutkulardan nasıl arınacağız? Bu şiddetten bu dehşetten nasıl uzaklaşabiliriz ?  Alemi cemal görmek nasıl bir şeydir? Bize anlat.Biz anlamıyoruz. Azı çoğu kıskanmaktan nasıl kurtulabiliriz ? Acınmak istiyor ,ama acımıyoruz, bunu nasıl terk ederiz? Hatalarımızı ,kusurumuzu kabullenemiyoruz ,bundan nasıl çıkabiliriz? Razı olsak yüzden gülüyoruz, yüze gülsek arkadan konuşuyoruz ,kızınca içimiz kin doluyor,dışımız giysi ,içimiz düşmanlık ,hatayı bağışlamıyor, cezalandırmak istiyor,affetmiyoruz, koğuculuk ve iftiradan kendimizi alamıyoruz ey Niyazi ,nasıl iyileşeceğiz? Dostlarımıza bile haset, kuşku, ve koğuculukdan geri durmuyoruz, kimseye güvenmiyoruz, kimsede bize güvenmiyor, uzak kalıyor dost oluyor, yakınlaşıyor düşman kesiliyoruz. Zenginliğimiz  de iyi yoksulluğumuzda kötüy&uum... Devamı

21 03 2008

ARAYIŞ

                                                                                                    ARAYIŞ                                                                                                                                                                           Varlık suretine bürünen insan yaşadığı zaman zarfında Allah’ın kendisini yaratırken verdiği emanetlerle ve taşıdığı olağan üstü potansiyellerle dünya sahnesine çıkmıştır. Bu gelişim süreci ve insanın potansiyel olarak taşıdığı güçler tarih boyunca ilahi kaynaklı dinlerde insanları olgunlaştırma ve kendisini bilme noktasında yol gösterici olmuştur. Farklı kültürlerde insanla... Devamı

14 03 2008

AŞK

AŞK - Halil Cibran Aşkı konuşmak için dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim, ama hiçbir sözcük bulamadım.Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü, yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü. Ey bana gizlerinin ve mucizelerinin varlığına inandığım Aşk 'ı soran sizler, Aşk peçesiyle beni kuşattığından beri ben size aşkın gidişini ve değerini sormaya geliyorum. Sorularımı kim yanıtlayabilir? Sorularım kendi içimdeki için; kendi kendime cevaplamak istiyorum. İçinizden kim içimdeki benliği bana ve ruhumu ruhuma açıklayabilir? Aşk adına söyleyin, yüreğimde yanan, gücümü tüketen ve isteklerimi yok eden bu ateş nedir? Ruhumu kavrayan bu yumuşak ve kaba gizli eller nedir; yüreğimi kaplayan bu acı sevinç ve tatlı keder şarabı nedir? Baktığım bu görünmeyen, merak ettiğim açıklanamayan, hissettiğim hissedilemeyen şey nedir? Hıçkırıklarımda kahkahanın yankısından daha güzel, sevinçten daha mutluluk verici bir keder var. Neden kendimi beni öldüren ve sonra şafak sökene kadar tekrar dirilten, hücremi ışığa boğan bu bilinmeyen güce veriyorum? Uyanıklık hayaletleri kurumuş gözkapaklarımın üstünde titreşiyor ve taştan yatağımın etrafında düş gölgeleri uçuşuyor. Aşk diye seslendiğimiz şey nedir? Söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan ve çağlarda gizli olan o sır nedir? Başlangıçta olan ve herşeyle sonuçlanan bu anlayış nedir? Yaşam 'dan ve Ölüm 'den, Yaşam 'dan daha acayip, Ölüm 'den daha derin bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir? Söyleyin bana dostlar, içinizde Yaşam 'ın parmakları ruhuna dokunduğunda Yaşam uykusundan uyanmayan biri var mı? Yüreğinin sevdiğinin çağrısıyla babasından ve annesinden vazgeçmeyecek ... Devamı

11 03 2008

AŞK KİTABI

Devamı

11 03 2008

AŞK EHLİ NERDE

“Aşk ehli gitti,                          muhabbet şehri                                                boş kaldı deme,                            Cihan Şems-i                                                    Tebrizî güneşi ile                                                                                    dolu isteklisi nerede!...”... Devamı