15 02 2013

Sevgi,Muhabbet ve Aşk….

Sevgi,Muhabbet ve Aşk…. |  görsel 1

Çok Muhabbet tez ayrılık getirir sözü üzerine bir iki kelam…Sevgi,Muhabbet ve Aşk….Sevgi şiddetlenmeye başlayınca muhabbet süreci başlar,bu süreş seven ve sevilen arasındaki bağı güçlendirirken aynı zamanda kırılganlığıda artırır…Kişi öyle bir hale bürünürki muhabbet zuhur edince karşıdakinin kendisine karşı olan  en ufak tepkisinden bile incinir hale gelir.Bu aşamada sevgili kendisini sevdiğinde yok etmeye başlamıştır,inceldikce kırılganlığıda artar ve bir sonraki aşamaya geçemeden kırılırsa bu şekilde ayrılık ortaya çıkar….Bir sonraki aşama Aşk’tır. Aşk geldiğinde ise ne kusur kalır nede incinecek bir durum Aşk;Aşığı Maşukunda yok etmiştir…Kırılacak ve incinecek biri kalmamıştır. Erol YEMENOĞLU Devamı

26 01 2013

SAMİMİYET VE TESLİMİYET

SAMİMİYET VE TESLİMİYET |  görsel 1

Son yıllarda yaşanan ciddi bir sapmayı paylaşmak istiyorum sizlerle;Bu sapma hakikati bulduğunu iddia eden insanların Hakikatin merkezinden uzaklaşma hatta bu sapmanın ciddiyetinin de farkına varamama sorunu...Yani bir kısım insanların paylaştıkları konular bize doğruyu göstermek değil tam tersi doğrudan uzaklaştırmak ve hakikate yabancılaşmak maksatlı dır.Tasavvuf Büyüklerinin tamamının savundukları islami anlayış Allah'ın kuranda bildirdiği ve Efendimiz(s.a.v)in hem yaşayarak hemde çevresindeki insanlara anlatarak öğrettiği dindir....İşin birde şu yönü var bazı derin konularda bahsedilen mevzuların sığ zihinler tarafından yanlış yorumlanması...ve yanlış aktarılması...İnsanlar birinci derecede önemli olan Farzları terk edip...yapmaları gereken Öncelikleri bırakıp ,...Yükümlü olmadıkları yada henüz kendilerinin analyamadıkları..!! seviyelerinin ve idraklerinin çok üstünde olan mevzularla zaman kaybetmeleri...malesef samimiyet sorununu ortaya koyuyor...İslamın temelindeki Samimiyet ve teslimiyet ortadan kalkınca ortada içi boş beyinlere doldurulan gereksiz ve kuru bilgi kalıyor.... Erol YEMENOĞLU Devamı

22 01 2013

İLİM VE AMEL

İLİM VE AMEL |  görsel 1

İnsanların Allah'ı İlmen ve imanen bilme ve ona kulluk etmeye olan ihtiyacı...belli bir arayışı tetikliyor,dine ve dindarlığa olan vaz geçilmez ihtiyaç Tamda bu noktada sapmaya uğrayarak kişinin nefsine hoş gelen Dinin dinamiklerinden yoksun popülist bir yapıya bürünüyor...Bu süreç kırılmaya uğramadan devam edebilse İnsan Var oluşununda gayesini öğrenmiş olacak.İşte bu noktada devreye giren birtakım felsefi düşünceler ve din ve tasavvuf simsarları insanların arayışının önüne set çekerek onları farklı bir kanala yönlendiriyor...İslam dininin iki ana damarı Kuran ve sünnet atlanarak...Aşk ,meşk muhabbetiyle içi boşaltılmış keramet ve olağanüstülük söylemin ötesine geçmeyen ,aynı zamandada insanların nefsaniyetlerine hoş gelen sakat ve eksik düşünceler gelişiyor.Şunu unutmayalım İnsanın ihtiyacı olan herşey önce Kuranda Allah tarafından bildirilmiştir...Bununlada yetinilmemiş Efendimiz(s.a.v) hayata nasıl tatbik edileceğini fiilen yaşayarak göstermiş oda sahih hadis kitaplarıyla bize kadar gelmiştir....Toplumumuzdaki maneviyat önderlerinin yaşamları ve hassasiyetleri onları takip edecek olan insanlar için en büyük gösterge ve referans olan Kuran ve sünnet çizgisidir...Uzun zamandır Özellikle Muhyiddin İbn Arabi (k.s.)'hazretlerinin eserlerinden paylaştığımız bölümlerle anlatmaya çalıştığımız; Allah'a olan imanımızı ve marifetullah ilmimizi artırmaktır...İtikaden sağlam olan insanlar için sıra o itikadı salih amellerle süslemek gereğidir.Birçok defalar paylaştığım Rabbimizin ''Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (aynî veya kifaye) şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği ... Devamı

16 01 2013

İLAHİ YOLCULUK...

İLAHİ YOLCULUK... |  görsel 1

Akıllı bir insan yola çıkmak için yola çıkmaz,Kitap okumak için kitap okunmadığı gibi…Önce bir hedef koyar önüne ve sonra o yolculuk için gereken hazırlıklarını yapar ,daha sonra yolu bilen emin ve güvenilir bir rehber vasıtasıyla yola çıkar,bu yolculuk öyle zor ve meşakkatlidir ki Feridüddin Attar (k.s) Mantıkul tayr adlı eserinde birçok sebolik örnekler vererek yolculuğu anlatmıştır…Ey yolcu yola çıkmış olmak için yola çıkma,Nefsin seni öyle bir aldatır ki ömrünün sonuna kadar yolculuğun başladığın noktada yerinde sayarak bir arpa boyu bile mesafe kat etmeden son bulur…İnsan hangi dine,topluma ve kültüre ait olursa olsun bu yolculuğa çıkma zorunluluğunda olduğunu bilir.Bir kısmı yolculuğa çıkmaya layık değildir,Bir çoğu başlamadan vazgeçmiştir…Bazıları başlamalarının gerektiğini bilir ama yolculuklarına hedef koyamazlar sürekli bir daire çizer ve yerlerinde sayarlar…Burda sözünü etmek istediğim üç gurup insan var. 1.Bunlar Yola çıkmış olmak için yola çıknlar..: Gevezelik yapıp,kalbim temiz muhabbetiyle yerlerinde sayarlar,Ne ibadet vardır hayatlarında nede salih amel ,kalplerinin temizliği dışlarına vurur ve içlerinde ne varsa dışlarına da o akseder,bunlar kendilerini kandırmazlar bilinçli bir şekilde böyle davranarak cahil insanları aldatırlar. 2.Bu gurup insan Yola çıkmanın gerekli olduğunu bilir ve yola çıkar ama ciddi bir hazırlık yapmadan,güvenilir ve emin bir rehber bulmadan yola çıkarlar,ya olayın ciddiyetinin farkında değillerdir,yada farkındadırlar ama yaşadıkları toplum ve inandıkları din onlara gereken zemini oluşturmaz…Bu gurup insanlar Felsefeciler ve Avam tabakasındaki dindarlar dır.Felsefeciler Akıl yürütmenin ötesine ge&cc... Devamı

15 01 2013

İTİDAL VE DENGE…

İTİDAL VE DENGE… |  görsel 1

  İnsanların dış görünüşlerine haddinden fazla önem vermesi,toplumun değer yargılarını gösteren en bariz örnektir...Bir çok paylaşıma baktığımızda o paylaşımı yapan insanla paylaştığı konuların alakasızlığı dikkatimi çekiyor,bunları söylerken yanlış anlaşılmakta istemiyorum tek derdim dengeyi sağlaya bilmek...çünki müslüman erkek olsun kadın olsun itidal üzere(vasat)..orta yolu tercih eden ifrat ve tefritten uzak olan olmalı...bunu şöyle düşünelim hem dış görünüşümüzde itidal hemde-iç ve dış görünüşümüzün dengeli olması açısından itidal...Yaşadığımız şartlar belkide birçok insanı düzene uymak adına ifrata düşmeye mecbur bırakıyor...şunu unutmayalım İnsanın içini dışı yansıtır bu şu anlama gelmiyor çok güzel giyinmiş...!!!(Günümüzde güzellik kavramıda değişti ve dekolte ağırlıklı bir hal aldı) ve aşırı makyaj yapmış... birinin içide güzeldir,tam tersi içi ne kadar Allah'a yakınsa dış görünüşü ilede o kadar Allah'a yakın olur.Müslümana baktığınızda size Allah'ı hatırlatmıyorsa ortada çok ciddi bir sıkıntı var demektir...Esas olan Allah rızasına uygun bir hayat yaşamaksa ve derdimiz Ona yaklaşmaksa en azından Davranışlarımız kadar,Giyimimiz ve kuşamımızlada o nun rızasını gözetmeye çalışalım...Yoksa şu ayete muhattap oluruz..''Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah için tesbih etmektedir. O, öyle üstündür, öyle hikmet sahibidir. "HÛ"; Aziyz'dir, Hakiym'dir. Ey iman edenler. . . Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz! Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah katında büyük öfke ile karşılanır''(Saff 1-2-3)....Birde unutmayalım Birilerinin yanlışını diğerlerinin ... Devamı