30 03 2015

İNSANIN ANLAM ARAYIŞI

İNSANIN ANLAM ARAYIŞI |  görsel 1

İnsan varlığını sorgulamaya başladığında zorunlu olarak anlam arayışına girecektir. Var olmamın bir anlamı varmı yada var olmak bir anlam gerektirmek zorundamı ? Bu soruları sorarken yaşadığımız toplumdaki genel insan kitlesinin sırtını döndüğü gerçeklik algısı tamamen hakikatin önündeki algısal önyargılardan kaynaklanır. İnsan gerçeği görmekten ziyade ona gösterilen gerçeklik algısına inanmayı tercih eder...Bunun sebebi düşünme eyleminin getireceği sıkıntılı süreçtir. Amacımız Varlığın gayesini anlamksa eğer bakmamız gereken perdenin arkasıdır. Perde bizim bilinç altımızda zamanna oluşan gün geçtikcede kalınlaşan ön yargılardır....Adındanda anlaşılacağı gibi ön yargı : bir kişi ya da olaya ilişkin yeterli bir bilgi edinmeden, önceden, peşin bir karara varmış olma durumudur. Toplumun küçüklükten itibaren kulağımıza fısıldadığı her kelime ve sunduğu her resim, önyargımızın temel taşlarıdır. Önyargı, insanların düşüncesizliğine bir kılıftır. Su, izanın pusulasıdır. En adaletsiz yargı önyargıdır.Bu sebepten dolayı kadim inanışların tamamında Hakikate ulaşmak için insanlar ön yargılarından arındırılır...''Önce kabınızı boşaltmanız gerekir'' çünkü cevaplar sizin algınızın ötesindeki gerçekliğin ifadesidir. Bu gerçekliği sadece anlarsınız anlatmak için kullanacağınız iki şey vardır ya felsefi bir dil kullanır anlaşılmaz hale getirirsiniz yada sebolizmi kullanarak anlamı kısırlaştıırır biçiim formuna sokarsınız... Gerçek bir anlama eylemi için yapılabilecek en önemli şey süreci yaşamak bilfiil tecrübe etmektir. Erol Yemenoğlu​ Devamı

11 07 2014

Tek gerçek '' KUR'AN '' dır...!

Dünya hayatıki bizler için boyutsal bir imkanlar denizi ve içindeki cezbedici bütün unsurları ile bir oluş ve yokoluş alanıdır.İnsan'ın yaradılışından bügüne kadar adına imtihan mı dersiniz yoksa olgunlaşma sürecimi ? devam etmekte, Hak ve batılın savaşı her birey için ya bizzat olayın içinde ,yada dolaylı yoldan olayla bağlantılı olarak devam ediyor. Bizler yapılması gerekenleri yapıp yapmamakla , adaletsizlik ve hak ihlallerine karşı tavrımızı belli edip etmemekle sınanıyoruz...Bu süreç tarih boyunca aksamadan devam ediyor.Hz. Adem(a.s) ve şeytandan başlayarak Habil ve Kabil...,gönderilmiş bütün peygamberlerin davetine icabet eden ve reddeden insan topluluklarına kadar hiç değişmiyor....,Her birey kendisine tahsis edilen ömür ve imkanlar dahilinde yaşıyor imtihan ediliyor ve ölüyor....İnsan bütün ihtiyaçları,zaafları,iradesi,korku ve kaygılarıyla aynı insan....Zaman ve Mekan değişsede İnsan hep aynı insan, Dünya hep aynı Dünya, Tarih tekerrür ediyor ....Maddi imkanlarınız ve pozisyonunuz ne olursa olsun, Kendinizi ne zannederseniz edin, ırkınız ve cinsiyetinizde sizi farklı kılmıyor. ,...Fark yaratabilecek tek ölçü Takvanız yani Allah katındaki değerinizdir ''Muhakkak ki, Allah yolunda en değerli olanınız, takvaca en ileri olanınızdır.(49/13)'' Takva ise Allah'ın tabiri ile : ''…İşte o kitap. Şüphesiz, takva sahiplerini hidayete erdiricidir. O takva sahipleri ki gaybe iman ederler,namazı dosdoğru kılarlar,kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda infak ederler. Onlar, sana gönderilene (kur’ana ) ve senden önceki peygamberlere gönderilene de iman ederler ve ahirete de kesinlikle inanırlar. İşte böyle kimseler,rablerinden gelen bir hidayet üzerindedirler. Mutluluk ve kurtuluşa kavuşanlarda onlardır.(2/25)'' ... Devamı

29 05 2014

HANGİ DİN !

Bu toplumun en büyük sorunu Dini kimden ve Nasıl öğreneceğini bilememesidir...Çok haklı ve anlaşılır olan İnsanların karmaşık söylemler, anlaşılmaz tenkitler ve bir biriyle çelişen yorumlar sonucunda dini öğrendiği kaynağın doğrularını Gerçek din zannediyor olması....kimisi de bu karmaşık ve karamsar tartışmalar sonucu dinden uzaklaşıyor. Ama bilinmelidir ki Allah'ın dini İnsanın yaradılış fıtratı...na uygun kolay anlaşılır ve uygulanır bir Dindir. Rabbimiz bir kur'an ayetinde şöyle buyurur “Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez.” Bakara, 2/185) - Efendimiz(s.a.v) bir hadisi şeriflerinde “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz” buyurmaktadır... Hepimizin bildiği üzere İslam dinini öğreneceğimiz temelde iki kaynak var KURAN VE HADİS....Birçok insan iki temel kaynaktan da uzak; kulaktan dolma yada içinde bulundukları Resmi ideoloji ,tarikat ,gurup yada cemaatin kaynaklarıyla besleniliyor Bundan dolayı da vaziyet insanların bir birinin din anlayışına karşı tahammülsüz ve karşı çıkıyor olmasını getiriyor.., özünde ise herkes kendi doğrusunu savunuyor. Gerçekten Dinimizi öğrenmek konusunda samimi isek asıl kaynaklara dönelim İnsanların ve kültürlerin Anlaşılmaz ve yaşanmaz hale getirdikleri sapmalardan kendimizi koruyalım...!!! Erol YEMENOĞLU Devamı

29 05 2014

FERASET

Feraset, “varlık veya hadiselerin perde arkasını görmek, çabuk kavramak, hükümde isabet etmek” demektir. Firaset ya da feraset kelimesi Arapça olup aynen Türkçeleşmiştir. Sezgi, derin anlayış ve kavrayış anlamlarına da gelir. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem): “Müminin ferasetinden sakının; çünkü o Allah’ın nuru ile bakar.” (Buhari) Allah'ın nuru ifadesi...''Nur'' Kuran'ın isimlerinden biri...dir, Buradan Allah'ın nuruyla bakar demek Allah'ın kitabıyla bakar demek ...Feraset kelimesi feras kelimesiyle aynı kökten gelir ,feras Arapcada At demek tir Atın gözü 360 derece görebildiğine göre Mümin geçmişine bakarak ibret alıp, Günün şartlarana değer verip, İleriye güvenle ve istikametle bakan adamdır... Erol YEMENOĞLU Devamı

11 04 2014

İNSAN VE ESFELİ SAFİLİN…

İNSAN VE ESFELİ SAFİLİN… |  görsel 1

İnsan insanlıktan çıkınca hayvanlaşmaz...Şeytanlaşır, Varoluş süreçleri içinde hayvanların yeri İnsanlar gibi yoldan çıkmış olunca düşülen bir düzey değil tam tersi iradi olmayan tam bir teslimiyet ve görevi yerine getirme halidir...Şeytan ise seçiminin sonunda bulunduğu varlık düzeyini hak etmiştir, İnsanda aynı şekilde tercihlerinin ve isyanının sonucu olarak şeytanlaşır , hayvanlaşmaz. Esfeli safilin; kelime anlamı olarak aşağıların aşağısı,en aşagı anlamındadır.biraz daha açacak olursak insan yaratılış itibariyle akla sahip olması bakımından yüce bir varlıktır.insanın varlık sebebinin tam tersine bir doğrultuda gidip vardığı en son kötü noktadır.tam tersi ifade ise ala-yi illiyyindir...Bu noktaya gelen insan için yapılan her türlü kötü davranış hiç bir sınır tanımaz, Hayvan karnını doyurmak için öldürürken ,İnsan ise nefsani arzularını tatmin etmek için öldürür... Nefsani tatminin sınırı olmadığı için Arzuları tatmin etmeninde bir sınırı yoktur. Erol YEMENOĞLU Devamı